📅 LGS 2026 için geri sayım başladı!
LGS zekât ve sadaka konu anlatımı – lgs.org.tr
📿 Din Kültürü

Zekât ve Sadaka Konu Anlatımı – LGS 2027 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

📅 2 Kasım 2026 ✏️ admin ⏱ 18 dk okuma 💬 0 Yorum

Paylaşmak, yardımlaşmak ve ihtiyaç sahiplerini gözetmek, insanlığın ortak değerleri arasındadır. İslam dini de bu değerlere büyük önem verir ve onları zekât ve sadaka gibi ibadetlerle hayatın bir parçası hâline getirir. 8. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ikinci ünitesi olan “Zekât ve Sadaka”, LGS’de genellikle bir ayet meali, bir yardım kampanyası haberi ya da günlük hayattan bir paylaşma örneği üzerinden sorulur. Bu rehberde LGS zekât ve sadaka konu anlatımını kavramlar, şartlar, verileceği yerler, toplumsal faydaları, Hz. Şuayb ve Maun suresiyle birlikte ele alıyoruz.

📌 Bu yazıda neler var?

  • İslam’ın paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önem
  • Zekât nedir, kimler zekât verir?
  • Zekâtın verileceği ve verilemeyeceği yerler
  • Sadaka, fitre ve sadaka-i cariye
  • Zekât ve sadakanın bireysel ve toplumsal faydaları
  • Hz. Şuayb, Maun suresi, 7 çözümlü soru ve özet

Bu Ünite LGS’de Nasıl Sorulur?

“Zekât ve Sadaka” ünitesindeki sorular genellikle kavramları ayırt etmeye ve paylaşmanın bireye ve topluma katkılarını yorumlamaya dayanır. Örneğin bir yardım davranışı anlatılır ve bu davranışın zekât mı, sadaka mı, yoksa fitre mi olduğu sorulur. Ya da bir ayet meali verilip ayette hangi değerin vurgulandığı istenir. Bu yüzden kavramların tanımlarını ve aralarındaki farkları netleştirmek, bu ünitedeki başarının anahtarıdır. Din Kültürü dersinin tüm konularına genel bakış için LGS Din Kültürü konuları ve çalışma rehberi sayfamıza göz atabilirsin.

1. İslam’ın Paylaşma ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem

İslam dini, insanın sahip olduğu malın gerçek sahibinin Allah olduğunu ve insanın bu mala geçici olarak emanetçi kılındığını öğretir. Bu anlayışa göre zenginin malında yoksulun da hakkı vardır. Paylaşmak, yalnızca ihtiyaç sahibine yardım etmek değil, aynı zamanda verilen nimetlere şükretmenin bir yoludur.

Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette yardımlaşma ve infak (Allah rızası için harcama) teşvik edilir. Hz. Muhammed (s.a.v.) de hayatı boyunca paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güzel örneklerini sergilemiştir. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” anlamındaki hadis, toplumdaki herkesin birbirinin durumundan sorumlu olduğunu ifade eder. İslam’ın bu anlayışı, toplumda kıskançlık ve düşmanlık yerine sevgi, saygı ve dayanışmanın yerleşmesini amaçlar.

💡 Paylaşmanın kapsamı: İslam’da paylaşma yalnızca maddi yardımla sınırlı değildir. Bilgi paylaşmak, bir hastayı ziyaret etmek, birine güler yüz göstermek, yolu soran birine yardım etmek de birer paylaşma ve iyilik örneğidir. Bu geniş anlayış, herkesin, maddi durumu ne olursa olsun, iyilik yapabileceğini gösterir.

2. Zekât Nedir?

Zekât, belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşan Müslümanların, mallarının belirli bir kısmını Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Sözlükte “artma, bereket, temizlenme” gibi anlamlara gelir. Zekât, İslam’ın beş şartından biridir ve farz bir ibadettir. Zekât, malı temizlediğine ve bereketlendirdiğine inanılan, hem bireysel hem toplumsal boyutu olan bir ibadettir. İslam’ın şartlarını ayrıntılı olarak İslam’ın şartları konu anlatımı yazımızda bulabilirsin.

Zekât Vermekle Yükümlü Olan Kişiler

Bir kişinin zekât vermekle yükümlü olması için bazı şartları taşıması gerekir:

  • Müslüman olmak,
  • Akıllı ve ergenlik çağına girmiş olmak,
  • Hür olmak,
  • Temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı mala sahip olmak,
  • Bu malın üzerinden bir yıl geçmiş olmak.

Nisap, zekât vermek için gereken asgari zenginlik ölçüsüdür. Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamalarında nisap, 80,18 gram altın ya da bunun değerindeki para veya ticaret malı olarak belirtilir. Zekât miktarı ise para ve ticaret mallarında genellikle kırkta bir, yani %2,5’tir.

Zekât Hangi Mallardan Verilir?

Zekât; para, altın ve gümüş, ticaret malları, tarım ürünleri ve hayvanlar gibi artma ve gelir getirme özelliği olan mallardan verilir. Kişinin oturduğu ev, kullandığı araba, giyecekleri ve ev eşyaları gibi temel ihtiyaçları ise zekâta tabi değildir. Tarım ürünlerinden verilen zekâta öşür denir. Zekât verilirken ihtiyaç sahibinin onurunu kırmamaya özen gösterilmeli ve zekâtın gerçekten ihtiyacı olan kişilere ulaşmasına dikkat edilmelidir. Zekât, yılın herhangi bir zamanında verilebilir; ancak birçok Müslüman, sevabının daha fazla olduğuna inandığı Ramazan ayını tercih eder.

3. Zekâtın Verileceği ve Verilemeyeceği Yerler

Zekâtın kimlere verileceği Kur’an-ı Kerim’de, Tevbe suresinin 60. ayetinde açıkça belirtilmiştir. Bu ayete göre zekât sekiz gruba verilir:

Zekâtın verildiği grup Açıklama
Fakirler Geçimini sağlayacak kadar malı olmayanlar
Yoksullar (miskinler) Hiçbir şeyi olmayan, çok zor durumdaki kişiler
Zekât toplayan görevliler Zekâtın toplanması ve dağıtılmasında çalışanlar
Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenenler İslam’a yakınlaştırılmak istenen kişiler
Köleler Özgürlüğüne kavuşmak isteyenler (o dönem için)
Borçlular Borcunu ödeyemeyecek durumda olanlar
Allah yolunda olanlar İlim, iyilik ve toplum yararına çalışanlar
Yolda kalmışlar Yolculukta parasız kalan kişiler

Zekât verilemeyecek kişiler de belirlenmiştir. Bir kişi, bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına zekât veremez; çünkü onların ihtiyaçlarını karşılamak zaten onun sorumluluğundadır. Bu kişiler şunlardır:

  • Anne, baba, büyükanne ve büyükbaba (usul),
  • Çocuklar ve torunlar (füru),
  • Eş (karı ya da koca),
  • Nisap miktarı mala sahip zenginler.

⚠️ Tuzak: Kardeşe zekât verilebilir mi?

Zekât verilemeyecek yakınlar yalnızca usul (anne, baba, dede, nine), füru (çocuk, torun) ve eştir. Kardeş, amca, dayı, hala, teyze gibi diğer akrabalar ihtiyaç sahibiyse onlara zekât verilebilir; hatta ihtiyaç sahibi akrabalara öncelik verilmesi tavsiye edilir. LGS’de bu ayrım sıkça sorulur.

Zekât ile Vergi Arasındaki Fark

Zekât ile devlete ödenen vergi bazen karıştırılır. Vergi, devletin kamu hizmetlerini yürütmek için vatandaşlardan kanunla aldığı bir yükümlülüktür ve dini bir anlam taşımaz. Zekât ise Allah rızası için yapılan bir ibadettir; niyetle birlikte yerine getirilir ve doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amaçlanır. Bu nedenle bir Müslümanın vergisini ödemesi, onu zekât verme sorumluluğundan kurtarmaz. İkisi de topluma katkı sağlar, ancak amaçları, dayanakları ve hükümleri birbirinden farklıdır. Bu ayrım, kavramları karşılaştıran sorularda işine yarar.

4. Sadaka, Fitre ve Sadaka-i Cariye

Sadaka, Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine yapılan her türlü maddi ve manevi yardımdır. Zekâttan farklı olarak sadakanın belirli bir miktarı, zamanı ya da zorunluluğu yoktur. Herkes gücü yettiği kadar, istediği zaman sadaka verebilir. Hz. Muhammed (s.a.v.), “Güler yüzle kardeşine bakman da sadakadır.” buyurarak sadakanın yalnızca maddi yardımla sınırlı olmadığını vurgulamıştır.

Kavram Tanımı Hükmü / özelliği
Zekât Nisap miktarı malı olanın malının belirli kısmını vermesi Farz; miktarı ve şartları belirli
Sadaka Her türlü maddi ve manevi iyilik Gönüllü; miktarı ve zamanı serbest
Fitre (fıtır sadakası) Ramazan ayında bayramdan önce verilen sadaka Vacip; durumu iyi olan Müslümanlar verir
Sadaka-i cariye Faydası sürekli devam eden iyilik Kişi öldükten sonra da sevabı devam eder

Fitre, Ramazan ayında, bayramdan önce ihtiyaç sahiplerine verilir. Amacı, yoksulların da bayram sevincine ortak olmasını sağlamaktır. Sadaka-i cariye ise faydası uzun süre devam eden iyiliklerdir: Bir okul, kütüphane, çeşme, hastane yaptırmak, ağaç dikmek ya da insanlara faydalı bir bilgi bırakmak bu tür iyiliklere örnektir. Bu iyiliklerin sevabının, onu yapan kişi hayatta olmasa bile devam ettiğine inanılır.

✅ Hangisi?

Bir öğrencinin harçlığından ayırdığı parayla sınıf arkadaşına kitap alması sadakadır. Zengin bir tüccarın yıl sonunda ticaret malının kırkta birini ihtiyaç sahiplerine vermesi zekâttır. Bir ailenin Ramazan Bayramı’ndan önce her aile bireyi için yoksullara yardım etmesi fitredir. Bir hayırseverin köyüne kütüphane yaptırması ise sadaka-i cariyedir.

Kısacası zekât, sadaka ve fitre aynı amaca, yani ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesine hizmet eder; ancak her birinin hükmü, zamanı ve kapsamı farklıdır. Bu farkları bir tabloda toplayıp tekrar etmek, sınavda kavramları karıştırmanı önler.

5. Zekât ve Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları

Zekât ve sadaka, hem veren kişiye hem de topluma pek çok fayda sağlar. LGS’de bu faydalar genellikle bir metin üzerinden sorulur ve öğrenciden bu metinde hangi faydanın vurgulandığını bulması istenir.

Bireysel faydaları Toplumsal faydaları
Cimrilik ve aşırı mal sevgisinden arındırır. Zengin ile yoksul arasındaki uçurumu azaltır.
Kişide şükür ve paylaşma duygusunu geliştirir. Toplumda sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirir.
Merhamet ve empati duygusunu artırır. Kıskançlık ve düşmanlık duygularını azaltır.
Kişiye manevi huzur verir. Yoksulluğun ve suç oranının azalmasına katkı sağlar.
Malın bereketlenmesine vesile olduğuna inanılır. Sosyal adaletin sağlanmasına yardım eder.

Zekât ve sadaka, toplumu bir binanın taşları gibi birbirine bağlar. Herkesin birbirinin ihtiyacını gözettiği bir toplumda kimse kendini yalnız ve çaresiz hissetmez. Bu nedenle zekât, yalnızca bir yardım değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve huzurun teminatı olarak görülür. Günümüzde de pek çok vakıf ve dernek, zekât ve sadakaları ihtiyaç sahiplerine düzenli bir şekilde ulaştırarak bu geleneği sürdürmektedir.

Yardım Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İhlas: Yardım yalnızca Allah rızası için yapılmalı, gösteriş amacı taşımamalıdır.
  • Gizlilik: Yardım edilen kişinin onuru korunmalı, mümkünse yardım gizli yapılmalıdır.
  • Başa kakmamak: Yapılan iyilik daha sonra başa kakılmamalı, minnet beklenmemelidir.
  • Helal kazanç: Yardım, helal yoldan kazanılmış maldan yapılmalıdır.
  • Değerli olandan vermek: Kişinin kendisinin kullanmayacağı değersiz şeyler yerine, gerçekten işe yarayacak şeyler verilmelidir.

Günümüzde Paylaşma ve Yardımlaşma

Günümüzde paylaşma ve yardımlaşma pek çok farklı şekilde sürdürülmektedir. Doğal afetlerden sonra düzenlenen yardım kampanyaları, okullarda yapılan kermesler, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs veren kuruluşlar ve kan bağışı kampanyaları bunlardan bazılarıdır. Bir öğrenci olarak sen de okulundaki bir yardım etkinliğine katılarak, kullanmadığın kitaplarını bağışlayarak ya da bir arkadaşına ders konusunda yardım ederek bu güzel geleneğin bir parçası olabilirsin.

6. Bir Peygamber Tanıyorum: Hz. Şuayb (a.s.)

Hz. Şuayb (a.s.), Medyen halkına gönderilen bir peygamberdir. Medyen halkı ticaretle uğraşıyor, ancak ölçü ve tartıda hile yapıyor, insanların haklarını yiyordu. Hz. Şuayb, halkını tek olan Allah’a inanmaya, ölçü ve tartıda dürüst olmaya ve insanların haklarını gözetmeye çağırdı. Ancak halkının büyük bölümü onun uyarılarına kulak asmadı.

Hz. Şuayb’ın kıssası, ticarette dürüstlüğün, başkalarının hakkına saygı göstermenin ve kul hakkının önemini anlatır. Ayrıca Hz. Musa (a.s.), Mısır’dan ayrıldıktan sonra Medyen’e gelmiş ve bir süre Hz. Şuayb’ın yanında kalmıştır. LGS’de Hz. Şuayb’la ilgili sorularda genellikle bu kıssadan çıkarılabilecek ahlaki dersler sorulur: dürüstlük, adalet ve kul hakkına saygı.

7. Bir Sure Tanıyorum: Maun Suresi

Maun suresi, Kur’an-ı Kerim’in 107. suresidir ve yedi ayetten oluşur. Sure, adını son ayette geçen ve “en küçük yardım, basit eşya” anlamına gelen “maun” kelimesinden alır. Surenin mealinde öne çıkan temel düşünceler şunlardır:

  • Dini yalanlayan kişinin özellikleri anlatılır.
  • Yetimi itip kakan, ona kötü davranan kişiler eleştirilir.
  • Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyenler kınanır.
  • Namazlarını gösteriş için kılan ve namazın özünden uzak kalanlar uyarılır.
  • En küçük yardımı bile esirgeyenler eleştirilir.

Maun suresi, ibadetlerin yalnızca şekilden ibaret olmadığını, sosyal sorumluluk ve yardımlaşmayla birlikte anlam kazandığını vurgular. Bu yönüyle sure, zekât ve sadaka ünitesinin ana fikrini çok güçlü bir şekilde destekler.

Tarihimizde Yardımlaşma Geleneği: Vakıflar

Türk-İslam tarihinde paylaşma ve yardımlaşma anlayışı, vakıflar aracılığıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Vakıf, bir kişinin malını ya da mülkünü toplumun yararına sürekli olarak kullanılmak üzere bağışlamasıdır. Osmanlı döneminde vakıflar aracılığıyla camiler, medreseler, imaretler (yoksullara yemek dağıtılan yerler), hastaneler, çeşmeler, köprüler ve hanlar yapılmıştır. Hatta göç eden kuşlara ve sokak hayvanlarına bakmak için kurulmuş vakıflar bile bulunmaktadır. Vakıflar, sadaka-i cariyenin tarihteki en güzel örnekleridir ve toplumun her kesiminin ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük rol oynamıştır. Bugün de pek çok vakıf eğitim, sağlık ve sosyal yardım alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.

LGS Tarzı Çözümlü Sorular

Soru 1 – Kavram ayrımı

Ramazan ayında, bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine verilen ve yoksulların da bayram sevincine ortak olmasını amaçlayan yardım hangisidir?

Çözüm: Ramazan ayına özgü, bayramdan önce verilen bu yardım fitre (fıtır sadakası)dır.

Soru 2 – Zekât verilemeyecek kişi

Aşağıdakilerden hangisine zekât verilemez?
A) İhtiyaç sahibi kardeş
B) Borcunu ödeyemeyen komşu
C) Kişinin kendi annesi
D) Yolda kalmış bir yolcu

Çözüm: Kişi, bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, çocuk ve eşine zekât veremez. Kardeş, komşu ve yolda kalmış yolcu zekât verilebilecek kişilerdendir. Cevap: C.

Soru 3 – Sadaka-i cariye

Aşağıdakilerden hangisi sadaka-i cariyeye örnektir?
A) Bir yoksula bir öğün yemek vermek
B) Köye bir okul yaptırmak
C) Bir arkadaşa güler yüz göstermek
D) Bayramda fitre vermek

Çözüm: Faydası uzun süre devam eden iyiliklere sadaka-i cariye denir. Okul yaptırmak, nesiller boyu faydası süren bir iyiliktir. Cevap: B.

Soru 4 – Toplumsal fayda

“Zekât ve sadaka, zengin ile yoksul arasındaki uçurumu azaltır ve toplumda kıskançlık yerine sevgi duygusunu güçlendirir.” Bu ifadede zekâtın hangi yönü vurgulanmaktadır?

Çözüm: İfade, zekâtın toplum üzerindeki olumlu etkilerini anlatır. Vurgulanan yön: toplumsal dayanışma ve sosyal adalet.

Soru 5 – Hz. Şuayb

Hz. Şuayb’ın Medyen halkını özellikle hangi konuda uyardığı bilinmektedir?

Çözüm: Medyen halkı ticarette hile yapıyordu. Hz. Şuayb onları ölçü ve tartıda dürüst olmaya ve insanların haklarını yememeye çağırmıştır.

Soru 6 – Maun suresi

Maun suresinde aşağıdaki davranışlardan hangisi eleştirilmemektedir?
A) Yetimi itip kakmak
B) Yoksulu doyurmaya teşvik etmemek
C) Gösteriş için ibadet etmek
D) Komşuya yardım etmek

Çözüm: Maun suresinde yetimi itip kakmak, yoksulu doyurmaya teşvik etmemek, gösteriş yapmak ve en küçük yardımı esirgemek eleştirilir. Komşuya yardım etmek ise övülen bir davranıştır. Cevap: D.

Soru 7 – Sadakanın kapsamı

“Güler yüzle kardeşine bakman da sadakadır.” anlamındaki hadisten hangi sonuç çıkarılabilir?

Çözüm: Hadis, sadakanın yalnızca maddi yardımla sınırlı olmadığını, güler yüz gibi manevi iyiliklerin de sadaka sayıldığını gösterir. Böylece maddi imkânı olmayan herkes de sadaka verebilir.

Kendini daha fazla sınamak için deneme sınavları bölümümüzü kullanabilir, ünitenin ilk konusunu kader inancı konu anlatımı yazımızla tekrar edebilirsin.

Sık Yapılan Hatalar Tablosu

❌ Yanlış bilgi ✅ Doğrusu
Zekât ile sadaka aynı şeydir. Zekât farz ve şartlıdır; sadaka gönüllüdür.
Zekât anne ve babaya verilebilir. Usul, füru ve eşe zekât verilemez.
Kardeşe zekât verilemez. İhtiyaç sahibi kardeşe zekât verilebilir.
Sadaka yalnızca para yardımıdır. Maddi ve manevi her iyilik sadakadır.
Fitre yılın herhangi bir zamanında verilir. Fitre Ramazan ayında, bayramdan önce verilir.
Hz. Şuayb Mısır halkına gönderildi. Hz. Şuayb Medyen halkına gönderildi.

Kısa Özet

  • İslam, malın gerçek sahibinin Allah olduğunu ve zenginin malında yoksulun hakkı bulunduğunu öğretir.
  • Zekât, nisap miktarı mala sahip Müslümanların mallarının belirli bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vermesidir; farzdır.
  • Zekâtın verileceği sekiz grup Tevbe suresinin 60. ayetinde belirtilmiştir; usul, füru, eş ve zenginlere zekât verilmez.
  • Sadaka gönüllü her türlü iyiliktir; fitre Ramazan’da, sadaka-i cariye ise faydası süren iyiliklerdir.
  • Zekât ve sadaka bireyi cimrilikten arındırır, toplumda dayanışma ve sosyal adaleti güçlendirir.
  • Hz. Şuayb ölçü ve tartıda dürüstlüğü, Maun suresi ise ibadetin sosyal sorumlulukla birlikte anlam kazandığını vurgular.

Kendini Test Et

Aşağıdaki kısa soruları cevaplayarak konuyu ne kadar kavradığını ölç. Cevapları her sorunun hemen altında bulabilirsin.

1. Zekât miktarı para ve ticaret mallarında genellikle ne kadardır?

Cevap: Kırkta bir (%2,5).

2. Zekâtın verileceği yerler hangi surede belirtilmiştir?

Cevap: Tevbe suresi, 60. ayet.

3. Faydası kişi öldükten sonra da devam eden iyiliğe ne ad verilir?

Cevap: Sadaka-i cariye.

4. Hz. Şuayb hangi halka gönderilmiştir?

Cevap: Medyen halkına.

5. Maun kelimesi ne anlama gelir?

Cevap: En küçük yardım, basit eşya.

Bu Ünite İçin 3 Günlük Çalışma Planı

MEB’in açıkladığı takvime göre 2027 LGS merkezî sınavı 13 Haziran 2027 Pazar günü yapılacak. Zekât ve sadaka ünitesi, kavramların net ayrımıyla kolayca puan kazandıran bir ünitedir.

11. gün: Paylaşmanın önemi, zekât kavramı, şartları ve nisap.
22. gün: Zekâtın verileceği ve verilemeyeceği yerler; sadaka, fitre ve sadaka-i cariye.
33. gün: Faydalar, Hz. Şuayb, Maun suresi ve karma test.

Sıkça Sorulan Sorular

Zekât ile sadaka arasındaki fark nedir?

Zekât, belirli şartları taşıyan Müslümanlara farz olan, miktarı ve verileceği yerler belirli bir ibadettir. Sadaka ise herkesin gönüllü olarak yapabileceği, miktarı ve zamanı belirli olmayan her türlü iyiliktir.

Nisap nedir?

Nisap, zekât vermekle yükümlü olmak için gereken asgari zenginlik ölçüsüdür. Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamalarında 80,18 gram altın ya da bunun değeri olarak belirtilir.

Zekât kimlere verilemez?

Kişi, anne–babasına, dede–ninesine, çocuklarına, torunlarına ve eşine zekât veremez. Ayrıca nisap miktarı mala sahip zenginlere de zekât verilmez.

Sadaka-i cariye nedir?

Faydası uzun süre devam eden iyiliklerdir. Okul, çeşme, kütüphane yaptırmak ya da ağaç dikmek sadaka-i cariyeye örnektir.

2027 LGS ne zaman yapılacak?

MEB’in 2027 sınav uygulama takvimine göre merkezî sınav 13 Haziran 2027 Pazar günü yapılacak. Ayrıntılar için LGS tarihleri ve tercih rehberi sayfamıza göz atabilirsin.

🎯 Sonuç

Zekât ve sadaka, İslam’ın paylaşma ve yardımlaşma anlayışının en somut ifadeleridir. Zekâtın farz ve şartlı, sadakanın ise gönüllü ve kapsamlı olduğunu; fitrenin Ramazan’a, sadaka-i cariyenin ise kalıcı iyiliklere özgü olduğunu ayırt ettiğinde bu ünitenin bütün sorularını kolayca çözersin. Hz. Şuayb’ın kıssasını ve Maun suresinin mesajını da bu çerçevede düşündüğünde, ünitenin ana fikri bir bütün olarak zihninde yerleşir.

Tüm derslerin konu anlatımları, denemeler ve güncel LGS haberleri için lgs.org.tr ana sayfasını ziyaret et ve LGS konuları listesinden çalışmaya devam et.

📚 İlgili Yazılar

💬 Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir